Türk Borçlar Kanunu'nun 316. maddesi uyarınca kiracının kira sözleşmesine aykırı davranması hâlinde, şartların gerçekleşmesi durumunda kiraya veren kira sözleşmesinin feshi ile birlikte tahliye talebinde bulunabilir.
Ancak uygulamada önemli bir tartışma ortaya çıkmaktadır. Mahkeme sözleşmeye aykırılığı tespit ederek kira sözleşmesinin feshine karar verdiğinde, ayrıca kiralananın tahliyesine de hükmetmek zorunda mıdır?
Bu soru, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.06.2013 tarihli, 2012/6-1692 E., 2013/845 K. ile 19.06.2013 tarihli, 2013/6-96 E., 2013/859 K. sayılı kararlarında değerlendirilmiştir.
YHGK'nın İncelediği İki Farklı Uyuşmazlık
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.06.2013 tarihli, 2013/6-96 E., 2013/859 K. sayılı kararına konu olayda kiracının, kira sözleşmesine aykırı şekilde fişsiz ve faturasız satış yaptığı ileri sürülmüş; kiraya veren bu nedenle kira sözleşmesinin feshi ile birlikte kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Buna karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.06.2013 tarihli, 2012/6-1692 E., 2013/845 K. sayılı kararında ise uyuşmazlık, kira sözleşmesinde kararlaştırılan Lee Cooper markalı ürünler yerine G-Local markalı ürünlerin satılmasından kaynaklanmıştır. Kiraya veren, bu davranışın da sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek fesih ve tahliye talebinde bulunmuştur.
Her iki dosyada da asıl tartışma, sözleşmeye aykırılık kabul edildiği takdirde yalnızca feshe karar verilmesinin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Hukuk Genel Kurulu'nun Benimsediği İlke
Her iki kararda da Hukuk Genel Kurulu, sözleşmeye aykırılık nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiği hâllerde yalnızca fesih kararı verilmesini yeterli görmemiştir.
Nitekim 19.06.2013 tarihli, 2013/6-96 E., 2013/859 K. sayılı kararda;
"...olayda akde aykırı davranıldığı hususunun hem mahkemece hem de Özel Daire'ce kabul edildiğine göre kiralananın tahliyesine de karar verilmesi gerekir. Aksi durum taraflar arasında yeni ihtilaflara sebebiyet verir."
ifadelerine yer verilmiştir.
Aynı yaklaşım, 14.06.2013 tarihli, 2012/6-1692 E., 2013/845 K. sayılı kararda da benimsenmiş; sözleşmeye aykırılık nedeniyle feshe karar verilmişse tahliye talebi hakkında da hüküm kurulması gerektiği kabul edilmiştir.
Kararlarda ayrıca, bazı kurul üyeleri sözleşmeye aykırılığın kiralananın kullanımına ilişkin olmadığı gerekçesiyle yalnızca feshe karar verilmesi gerektiğini savunmuşsa da, bu görüş çoğunluk tarafından benimsenmemiştir.
Sonuç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.06.2013 tarihli, 2012/6-1692 E., 2013/845 K. ile 19.06.2013 tarihli, 2013/6-96 E., 2013/859 K. sayılı kararları birlikte değerlendirildiğinde; TBK m. 316 kapsamında sözleşmeye aykırılık nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiği ve tahliye talep edildiği durumlarda, yalnızca feshe hükmedilmesi yeterli görülmemektedir. Hukuk Genel Kurulu, fesih kararının yanında kiralananın tahliyesi hakkında da hüküm kurulması gerektiği yönünde istikrarlı bir içtihat ortaya koymuştur.

